Berna Şallı Hakkında Annesinin Kaleminden Kızı…
Sizlere kızımın doğumundan ölümüne kadar olan süreci anlatayım:
Ben Berna’yı 22 aralık 1973 yılında dünyaya
getirdim ilk çocuğum olduğu için ismini çok sevdiğim bir isim olan Berna ismini koydum.
Hobileri:
- Araba kullanmayı çok severdi..
- Kızımın çok sevdiği kedisi prensessi vardı.
- Kitap okumayı severdi.
- Bilgisayarını severdi.
- Gezmeyi , sinemaya gitmeyi severdi.
- Güzel ve şık olmayı,bakımlı bir kişiliğe sahipti
Kızımın Eğitimi:
Berna 1980 yılında İnönü İlkokulu”na başladı başarılı bir öğrenciydi .1985 yılında ilkokulu bitirdi .
1986 yılında Hızır Reis Orta Okulu”na başladı .1988 yılıda ortayıda bitirdi .
1989 yılında Antalya Çağlayan Lisesi’ne gitti 1991yılında taktirle teşekkürle liseyi bitirdi.
1993 Yılında Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesini Ziraat mühendisi olarak 1996 yılında bitirdi .
İş Hayatı:
İlk iş olarak Clup Salimaya Ziraat Mühendisi yardımcısı olarak çalışmaya başladı.
“Benim kızım çalışmaktan hiç bıkmayan azimli bir kişiliği vardı işini çok severdi “
Mirage Park Resort Hotel de Bahçe sorumlusu olarak 2.yıl çalıştı.Oradan ayrldık sonra Rose Bahçe Orman FidanlığındaZiraat Mühendisi olarak çalışmaya başladı.
Ölümüne Doğru:
6.yıl kadar kendi mesleğini yaptı sonra.İşini yapmamaya karar verdi.Bir iş yerinin verdiği ilana müracaat etti ve kızımın kaderi bu işyerinde başladı COMMERCIAL UNION diye hayat sigortasında finalsal danışman olarak işe başladı.
Hayatı bir anda değişti o kadar çok kişiyle tanışıyordu ki tanıştığı kişiler referans veriyor iş gereği görüşmeye gidiyordu.
Bir gün Kemer Anadolu hastanesine gidiyor görüşmeye Dr. İrfanErdoğan tanışıyor ve iyi bir arkadaşlık kuruyorlar .
Bu arada kızımı ameliyat eden Dr. Edip Ilgaz”la tanışıyor. Arkadaşını ziyarete gittiği zaman Dr.Edip bey’le de karşılaştığı veya gördüğü yerde
“Kız gel senin güzel yüzüne, vücudunu manken gibi yapayım” diye kızıma takılırmış.
Kızım da bana şöyle derdi “Anne Taktı Bana Edip Bey “ diye konuşurdu böylece yıllar geçti kızım çalıştığı şirketten ayrıldı.
7.Bölge Müdürlüğü Yurtiçi Kargoya satış ve Müşteri İlişkileri uzmanı olarak orada işe başladı güzel bir işi vardı kariyer sahibi olmuştu.
“Kızım güler yüzlü sevecen bir kişileğe sahipti” Aylar geçmişti ki Belek’te Anadolu Hastanesinin 2.si açılıyordu.
Kızım da arkadaşı Dr. İrfanın Erdoğan’ın yanına hayırlı olsun diye ziyarete gidiyor. Ve her şey orda başlıyor …
Kızıma her gördüğünde “Kız gel senin güzel yüzüne, vücudunu manken gibi yapayım” diyen Edip Beyle
yine karşılaşıyor aynı şekilde konuşuyor .
Her şeyin hayatımızın değiştireceği güne ilk adımı atıyor ve kızıma “Liposuction Ameliyatı” olmaya ikna ediyor .
“ Hayat dolu kızımın 22 gün içinde yaşamını kaybedeceğini bilseydim asla böyle bir şeyi kabul ettirmezdim ! “
Kızımın ölümüyle sonuçlanacak olayı kısaca anlatıyorum :
Kızım 12 .07.2003 Cumartesi günü Liposuction Ameliyatı için saat 8:30 da anne kız evimizden ayrıldık.
9:30 gibi Belek Özel anadolu hastanesine gittik. Randevumuz vardı. Kızım Berna
Dr. Edip beyle görüştü sonra bizi yukarıya .çıkardılar
10:30 ile 11 arası kızımı ameliyata aldılar .
Kızım 5 gibi ameliyattan çıkmıştı ve geldiğinde
bana söylediği “Anne çok kötü olduğunu böyle olduğunu bilsem asla yaptırmazdım annecim dedi çok acı duyduğunu 45 dakika veya bir saat gözyaşı döktüğünü böyle bir şey yaşayacağımı bu kadar acı duyacağımı bilseydim asla yaptırmazdım anne diye
12 tane ilaçlı serum vardı masada kızım onları vücuduna verdiklerini “ söylüyordu .
Ameliyatta kızım doktorlara:
“Artık beni bayıltın ben dayanamayacağım ” diye ağlıyormuş.
Bir saat sonra kızımı ters döndürüyorlar ve bayıltıyor.
Bayılttık sonrada kızımın her yerinden yağlarını alınmış vücudun da 13 tane vakum deliği vardı.
Ve vücudunun her yerinde morluk içindeydi ve biz o geceyi ilaçların etkisiyle uyuyarak geçirdi kızım sabah oldu.
Dr. Edip Bey geldi
“Kızıma nasıl olduğunu sordu ağrılarının olduğunu söyledi kızım seni bugün çıkaracağım” dedi.
Kızımda ”Olur “dedi.
Kızıma “ Gitmeden yanıma uğrayın Diyetin var onları konuşacağını” söyledi ve yanına gittik .
Kızım “ araba kullana bilirmiyim ?” diye sordu
“tabi kullanırsın diye “ söyledi kızımda “tamam o zaman “ dedi .
Kızıma diyetlerini anlattı “ Hiç zeytinyağı yemeyeceksin salata meyve 5 veye 6 köfte tavuk ızgara oda taneyle yağsız çorba ekmek hiç yok “ dedi
Kızım bunların hepsini uyguladı bu arada Liposuction
ameliyatından sonra giydirdikleri vücut korsesi vardı onu
“ 45 gün hiç çıkarmadan giyeceğini ve bolardığı zaman 3 defa daralacağını “ söyledi sonra
“ Senin bu ameliyatının basit bir ameliyat olduğunu sanma iki tane mide ameliyatı yapardım senden 7 kilo yağını aldım.
Kız seni 38 bedene düşürdüm bu şişlikler gittikçe inceleceğini söyledi ve bu arada sadece Katoflan diye ağrı kesici hap verdi “
Bunun yanında başka bir şey vermedi.
13.07.2003 tarihinde hastaneden ayrıldık.
Kızım araba kullanarak ağır bir şekilde gençliğin verdi güçle eve geldik. “Aslında araba kullanması çok yanlışmış nerden bilelim ki dr kullan” dedi kızımda kullandı.
Dr.Edip “
16.07.2003 tarihin de kontrole geldiğin zaman pansuman olmadan duş al sonra pansumanın yapılır .” demişti.
Ve de öyle oldu duş aldık sonra kızım diğer odaya getirdi hemşire oda havasız olduğu için bilmiyorum bir anda bozuldu kızımın rengi sapsarı oldu ben dayanamıyorum beni dışarı çıkarın diyerek koridora çıktık orda biraz kendine geldi yine girdiğinde aynısı oluyor 13 tane deliğin pansumanını havası temiz olan bir başka odada yaptı.
Artık kapalı bir odada kalamıyordu havasız olduğu için kızım biz hiç anlamadık tabi bunların neyden olduğunu ???
24.07.2003 de tekrar kontrole geldik Dr Edip beyle görüştü kızım pansuman oldu yine aynı şekilde baygınlık geçirdi. O aradada Dr edip bey ameliyata gittiği için böyle rahatsız olduğunu söyleyemedik hastaneden eve geldik kızım iş yeriyle konuştu biraz daha izinin uzaması söyledi müdürüne kendini iyi hissetmediği için izin istiyordu onlarda çok sıkıyız diyerek vermediler ayın
29.7.2003 işe başladı .
İlk iş günü gecesi 30/07/2003 de gece ağrıyla uyandı kızım “ Anne çok kötüyüm karnım çok ağrıyor !!! ” diyerek kıvranıyor saat 3’e geliyordu SSK hastanesine gittik Liposuction olduğunu söyledik Dr kontrol etti “ apandisit veya taş düşürdüğünü ” söyledi kontrol altına aldılar iğne yapıp serum taktılar ağrısı geçti.
Sabah hastaneden ayrıldık o gün işe gitmedi.
Perşembe işe gitti.
Cuma günü kızımın evinden son çıkış günüymüş L
Bana arabasına binip el sallıyarak son gittiği günmüş kızım iş yerine gittiğinde tekrar aynı ağrı geliyor şirketin Doktoruna gidiyor doktorda “benim yapacağım bir şey değil sen ameliyat olduğun doktora git diyor.”
01.08.2003 Cuma günü arkadaşı hastaneye götürüyor hemen muayene ediyorlar Ultrayona koymuşlar her bir şey yapıyorlar ama teşhis yok cuma akşamı tekrar yine aynı ağrı geldi kızıma iğne yaptılar.
Hiç fayda etmedi sonra uyuştuğu bir iğne yapıyorlar .
Baygın gidiyordu iğnenin etkisi 24 saat sürüyordu Dr pazar günü kızımın yanına geldi “nasılsın kız bugün?
“diye sordu.Kızımda “iyiyim edip bey artık çıkmak istiyorum” dedi bu arada kızıma 12 kilo serum verdiler ve bu serumda kızım tuvalete hiç çıkmadı .
Vücudunun o kadar ihtiyacı varmış ki ben bilememişim pazartesi “Çıkacağız “ diye seviniyorduk ki akşam yemek yedik sonra ağrı tekrar geldi hemen Doktoru çağırdılar doktorda bize “Seni bugün ameliyat yaparım hazırlıklı ol!” diye kızıma söyledi.
Kızımda “Ben olmak istemiyorum! Beni ilaçla tedavi edin ! Edip bey !“diye yalvarıyordu.
Kızım “Ben 2. bir ameliyat olmak istemiyorum!” Oda “mecbur olacaksın !
Kızım karnını açıp göreceğim !
nasıl yağlarını aldım !
şimdi karnını göreceğim!
seni riske atamam
hiç ultrasyona güvenme
kalın bağırsak var
bu ters dönmüş olabilir “ diye kızımı ikna etti beni de ikna etti .
Apandisit diye kabul ettik.
Gece olacak diye bekliyoruz ameliyata almıyor madem apandisitse niye almıyorsun ?
Ve o gece ameliyat yapmadı 3 tane iğne vurdular kızıma önce Novalgin sonra Voltran ve daha sonra ağrısı geçmeyince yine uyuşturdu iğne vurdular ve kızım baygın gitti sabah oldu .
Kızım bana “Anne ben çok halsizim ve vücudum benim direncini kaybetti!
Ayaklarımda hiç güç yok baksana “
Diye söyleyince …
Bende o zaman “ Tabi güçsüz olacaksın sana vurulan iğneden güçsüzsün sen “ dedim.
Sonra ben “Karnın nasıl ağrıyor mu ? “ diye sordum
Kızımda “Yok ağrımıyor ama sanki içinde çok ağır bir şey var” diye söyledi.
Sonra hemşire geldi tansiyonunu ölçtü çok düşüktü nabzını dinliyor alamıyordu kızım sordu “ ne var diye “
Hemşirede: “Çok yavaş olduğunu ” söyledi. Nabız atışını not alıyor her saat bir gelip her bir şeyini kontrol yapılıyor bunu “ Doktor görmüyor mu acaba diye soruyorum şimdi kendi kendime “ ve sonra
Edip Bey geldi. kızıma “nasıl olduğunu sordu”
Kızımda “hiç iyi olmadığını çok güçsüz olduğunu kendini
iyi his etmediğini” söyledi.
Bunun üzerine Dr Edip bey de dedi ki kızıma “ Sana vurulan iğne o kadar kuvvet’liki tabi güçsüz kalacaksın “ diye konuştu.
Sonra kızımı zorla amaliyat olmaya ikna etti. Beni ilaçla tedevi et dediği halde “ hayır amaliyat olcaksın ,bugün olmazsan yarın yine ağrıyacak yine geleceksin” diye iknayla kızıma olur dedirtti.
4 Ağustos Pazartesi saat 10:30 da hemşire kızımı götürürken bana “ teyzecim kızını elimle götürüyorum elimlede getireceğim” diyerek benden kızımı aldı
Kızımın yanaklarından son öpüşümmüş sıcacık teninden kızım ağlıyarak boynu bükük hiç istemeyerek gitti ve gidiş o gidiş ben onu ameliyattan gelecek diye beklerken saat 1 çeyrek varken arkadaşı Dr.İrfan Dr.edip ve Hemşire kız geldi hemen “nerde Berna?” diye sordum.
Bunlar kapıyı kapayıp “ size üzücü bir haberimiz var . Bernayı kay bettik…” diye söylediler .
Ben çocuğumu sağ beklerken bana öldüğünü söylüyorlardı.
Ben o an ne yapacağımı şaşırdım.
Hislerim donduu o an sadece telefonla aileme haber verdim.
Ve haber verdiğim kişilerin sesleri hiç kulağımdan gitmedi o kadar zor ki o anı yaşamak ne ağlıya biliyordum nede bağıra biliyordum ruh gibi olmuştum o an aklıma tek bir şey gelmişti .
Doktor’a ağrının sebebini “Apandisit miymiş edip bey diye sorduğumda ?”
Bana şöyle dedi :” hayır değil bağısakları yapışmış
onları teker teker açtım sonra
Apandistini de aldık her şeyi bitirdik sonra …
Berna’nın kalbi dayanamadı öldü ” dedi .
Bu kadar basit mi benim kızımı apandisit diye amaliyata aldı zorla meğerse değilmiş !Gerçekte ölüm sebebini adli tıp raporu geldiğinde anladık ki kızım narkozdon ölmüştü.Belki benim kızım 2 ci bir ameliyat olmasaydı şimdi yaşıyor olabilirdi. Bir tanem yok oldu bir kuş gibi uçurdular elimden benim canım çok yanıyor.
Allah’ım hiç kimseye evlat acısını yaşatmasın ben yaşıyorum.
Ben kızımı evlendireceğim günlerri beklerken ben kızımı mezara toprağa gelin ettim.
Hiç bıkmadan her gün kızımın evine ziyaret ediyorum.
Orası kızımın evi çünkü 29 yıl kızımla birlikte oldum şimdi hayalleriyle yaşıyorum …
Başka yapacak bir şey bulamıyorum…
Dualarım her zaman bir taneciğim için olacak …
Ben ölene kadar o benimle yaşayacak ve de yaşatacağım…
Onu kimseye unutturmayacağım …
Her zaman tatlı şeker bir kız vardı diye hatırlatacağım ..
Onu özlemle ve sevgimle sonsuza kadar bırakmıyacağım…
Onu çok özlüyorum birtanem …
Annen seni çok seviyor mezarında rahat uyu olurmu ..
Bebeğim seni çokkkkk seven Anneciğin…
seni çok seven annen Ayse ŞALLI